top of page

®
CiCERONE TRAVEL


Gravyer: Karslı Emmentaler
Kars’ta günümüzde hâlâ İsviçre usulüne göre imâl edilen “Gravyer peyniri”nin öyküsü 1862’de Prusyalı Soylu Arthur Alexander von Kutschenbach’ın Tiflis’in güneybatısındaki Borçalı bölgesinde kurduğu Mahmutli çiftliğine kadar uzanır. Baron von Kutschenbach İsviçre gazetelerine ilân vererek işletmesi için peynirci arar ve ilk İsviçreliler böylelikle Mahmutli’ye gelirler. Zamanla bazıları çevreye yayılır ve yeni peynirhâneler kurar. İsviçre’den eğitimli ve göçe hazır personel

Halûk Uluhan
28 Ara 20171 dakikada okunur


"Din elden gidiyor!"
Yalı skandalı, eğitim sistemi tartışması ve İtalyan Yahudileri Kamondo’lar bankerlik işlerinin yanı sıra İstanbul’un aydın Yahudi çevrelerinin desteğiyle Hasköy’de kurduk- ları “Escuela” adlı okulu, Osmanlıca, İbranice ve Ladino dışında Fransızca gibi Avrupa dillerini de öğreten, Batılı tarzda bir eğitim kurumu haline getirmek için çaba sarfederken, fanatik dindar Yahudilerin hedefi haline gelir. Bu cepheden Haham İzak Akriş ve Salomon Kamhi, cemaatin fakir alt tabakalarına h

Halûk Uluhan
7 Kas 20172 dakikada okunur


Kars: Beyaz Uykusuz Uzakta
"İstanbul'a kar düşmeden memlekete kış gelmez." Sitem dolu bir cümle. Kars'a ekim sonunda ilk kar yağar ve altı ay boyunca soğuktur oraları. İstanbul'a iki gün kar yağınca trafik durur, okullar tatil edilir. Kars'ta ise hayat devam eder. En doğudaki, en soğuk ilimiz aynı zamanda en fakir illerimizden biridir. Ve görece daha varlıklı olan Batılılar son yıllarda Kars'a tam da en soğuk günlerinde, ocak ayında ilgi duymaya başladılar. İyi de oldu. Kars'a gitmenin herhalde en kı

Halûk Uluhan
13 Eki 20172 dakikada okunur


Paslanan Kilise
Hiç kilise paslanır mı? Demirden yapılmışsa paslanır tabii. Peki, demirden kilise yapılır mı? Bizim bildiğimiz, Hz. İsa'nın kiliselerini emanet ettiği Aziz Piyer'dir, ki adı "taş" anlamına gelir. Yani taştan inşa edilmiş kiliselere daha aşinayız. Ancak Haliç kıyısında böyle bir yapı var: Bulgar Kilisesi veya halk ağzıyla "Demir Kilise". Bulgarlar 9. Yüzyılda - modaya uyarak - zamanın Bulgar Çarı tarafından vaftiz edilip Hristiyan olmuşlar ve böylece Bulgar (Ortodoks) Kilises

Halûk Uluhan
12 Eki 20172 dakikada okunur


"Pavli" de ne?
Kırklareli'ye bağlı Pehlivanköy'ün eski adıdır Pavli. Muhtemelen, Hristiyanlığın en önemli azizlerinden olan Paulus (Pavlus)'tan gelmektedir. Pek bilinmeyen gerçek ise, burada 100 küsur senedir bir panayır kurulduğudur. Cumhuriyetten de eski yâni. Panayır geleneği Anadolu'da maalesef kayboldu gibi bir şey. Trakya'da, burada ise, her yılın eylül ayının ortasında gerçek bir panayır yaşayabilirsiniz. Nedir panayır? Festivaldir. Eğlencedir. Alışveriştir. Muhtemelen Yunanca "paneg

Halûk Uluhan
4 Eyl 20172 dakikada okunur


Apollo'nun Kenti: Gölyazı
Gölyazı “Turizm ve Korunan Alanlar” temalı Eden 2009 Yarışması Finalistlerinden biridir, bu özelliği pek dile getirilmese de bu alanda haklı bir üne sahip. İznik Gölü ile birlikte Bursa İli'ndeki iki gölden biri olan Uluabat Gölü kıyısında kurulmuş olan Gölyazı “Suya Bağlı Turizm” temalı EDEN yarışması finalistleri arasında yer almayı başarmış şirin bir balıkçı yerleşimi günümüzde. Karaya çok dar bir yolla bağlanan Gölyazı Köyü'nde yükselen sular nedeni ile ulaşım çoğu zaman

Halûk Uluhan
30 Ağu 20172 dakikada okunur


Hay-Horomlar kimlerdir?
Kapadokya seyahatlerimiz ve incelemelerimiz başladığında Karaman Rumlarından epey söz edeceğiz. Şu kadim Anadolu'nun ne muhteşem bir eritme potası olduğunu göreceğiz. Yarın Ermenistan'a bir seyahatimiz var. Son düşünsel hazırlıklarımı yaparken Ayşe Hür'ün şu makalesine rastladım. Ve Anadolu beni bir kez daha şaşırttı. "Ermenice Konuşan Rumlar: ‘Hay-horomlar’ kimdir? Bir zamanlar bu topraklarda ‘Hay-horomlar’ adlı bir topluluk yaşardı. 1923’te Lozan Barış Antlaşması kapsamın

Halûk Uluhan
10 Ağu 20174 dakikada okunur


Hay ve Hayastan
Biz ve dünyanın benim bildiğim kadarlık kısmı Ermenistan’a „Ermenistan/Armenia“ der, Ermenliere de „Ermeni/Armenian“. Ama Türkiye’nin bu „en uzak“ komşusu kendisine „Hayastan“ demekte. Bireylerine de „Hay“ diyorlar kendi dillerinde ve kültürlerinde. Pek bilinmeyen bir konudur bu. Günümüz Ermenistan’ının oluşma sürecinde önemli bir adım atmış olduğuna inanılan efsanevi kahraman ve ilk patrik ise, Ermenilerin atası Hayk. Onun hikâyesini tarihçi Horenli Musa’dan (M.S. 410 ile

Halûk Uluhan
4 Ağu 20172 dakikada okunur


Sessizlik Kuleleri
Her ne kadar kuruluşu bazı tarihçilerce Büyük İskender’e dayandırılsa da şehrin Sasaniler döneminde Sultan I. Yazdgerd tarafından kurulduğu görüşü ağır basmaktadır. Yezd adı da oradan gelmektedir zaten. İran coğrafyasının ortasında yaklaşık 4000 metrelik Rud dağı eteklerinde 1200 metre yükseklikteki bir düzlükte kurulmuş olan Yezd, Kevir, Lud ve Taftan çöllerinin yakınında bulunduğu için “Çöl Gelini” olarak da adlandırılır. Sıcak çöl ikliminin hâkim olduğu bölgede nem oranı

Halûk Uluhan
1 Ağu 20172 dakikada okunur


Kuklaların Efendisi
Tiflis'e gidip de Revaz Levanoviç Gabriadze ile tanışmamak olmaz. Kendisi yoksa bile kuklalarından biriyle tanışabilirsiniz. Bilet mi yok? Oyunlara ara mı verilmiş? O zaman en azından tiyatronun her an yıkılacakmış görüntüsü veren, bir demiryolu rayına dayanarak ayakta duran saat kulesinde her saat başı çıkan eğlenceli şamatayla yetinebilirsiniz: Erkek ve kadının tanışmalarını, evliliklerini, çocuk sahibi oluşlarını ve ölümlerini simgeleyen minik kuklalar ile yaşam döngüsü bi

Halûk Uluhan
29 Tem 20171 dakikada okunur


İlk Hristiyanların Ateşe Tapanları
Dünyada Hristiyanlığa topluca geçen ve devlet dini olarak kabul eden ilk halk olan Ermenilerin arasında bugün hâlâ ateşe ya da güneşe tapan Paganlar var. Dağ, taş, her yer kilise, her yer “haçkar” iken, Zerdüşt dininin Ermenistan’da hâlâ taraftarı olduğunu, hatta son yıllarda organize olduklarını öğrendiğimde çok şaşırmıştım. Zerdüştlük İran’da olduğu gibi Ermenistan’da da varlığını sürdürüyormuş meğer. Yasak değilmiş, ama görmezden geliniyormuş. Garni tapınağı Ermenilerin

Halûk Uluhan
28 Tem 20171 dakikada okunur


Eline, Beline, Diline...
Zerdüştlüğün Merkezi Yezd. İran seyahatlerimin ilki bir şubat ayına rast gelmişti, mevsim olarak Yezd Eyaletinin bulunduğu coğrafyaya çok uygun bir dönemdi. Türkiye’nin iki katından fazla bir yüzölçümüne sahip olan İran çok farklı iklim özelliklerine sahip ve bu coğrafya içinde insanı en fazla etkileyen şehirlerden biri olan Zerdüştlüğün merkezi Yezd karlar altında çok farklı ve büyüleyici bir örtüye bürünmüştü. Uzun yıllar sonra ilk defa yağan kar İranlılar için de sürpriz o

Halûk Uluhan
25 Tem 20172 dakikada okunur


Khor Virap
Zindandan gelen aydınlık. Khor Virap, Ermenice "derin zindan" anlamına geliyor ve tam Türkiye sınırında, onyedinci yüzyıldan kalma bir manastır ve kilisenin adı. Burası aynı zamanda bir hac merkezi. Yeşil ovada birkaç yüz metre ileride Türkiye sınır hattı ve Türk sınır köyleri Yukarı Çiftlik ve Aşağı Çiftlik görülüyor. Ve o ünlü fotoğraf hep burada çekiliyor: Arkada her daim karlarla kaplı kubbesiyle Ağrı Dağı, ön planda Khor Virap Manastırı. Efsaneye göre Ermenilere Hırist

Halûk Uluhan
24 Tem 20171 dakikada okunur


Dahabeya ile Nil
Yok böyle bir tekne! Artık hangi Vali Bey'in veya hangi kralın aklına geldiyse, fikriyle bin yaşasın! Yok böyle bir konfor! Palamarlar çözüldü ve Luksor iskelesinden hareket ettik Nil üzerinde. Dünyanın en muazzam nehirlerinden birindeyiz ve ben bir teknedeyim. O da ne? En ufak bir ses yok. Motor vibrasyonu yok. Teknenin toplam uzunluğu belki otuz metre, belki kırk. Öne doğru koştum baktım. Boğazda balıkçı motoru bile olamayacak iki araç uzun halatlarla bizi çekiyor. Hah, ded

Halûk Uluhan
24 Tem 20171 dakikada okunur


Dostum Tamada
“Toastmaster”. Bu kelimeyi çevirmekte zorlanıyorum. Çünkü karşılığı yok. Böyle bir alışkanlık, gelenek de yok bizde. Gürcüler yemeyi içmeyi – hem de uzun uzun – çok seviyorlar. Yemek onlar için bir şölen. Şarabın anavatanı olduğu için şarap zaten eksik değil sofralarında. Sonuna doğru tercihan cha cha dedikleri genellikle ev yapımı, İtalyanların grappa dediği, üzüm posasından damıtarak elde edilen bir nevi anasonsuz rakı veya brendi (konyak) içiliyor. Bu uzun ve eğlenceli sof

Halûk Uluhan
22 Tem 20171 dakikada okunur


Babamın doğduğu yer: Revan
Ülkemizin en doğusunda çok yüksek bir dağ var, eski bir yanardağ: Ağrı, ya da dünyanın bildiği ismiyle Ararat, beş bin küsur metre yükseklikte bu efsanevi dağ. Bu dağın diğer tarafında, doğusunda bir sınır komşumuz var: Ermenistan. Pek sevişmediğimiz bir komşu ülke. Tarihsel olayların bugüne yansıyan politik nedenleri var bu karşılıklı devletlerarası itiş kakışta. Ama Ermenistan gidilesi ve görülesi bir ülke. Devletler birbirini tanımadığından sınır kapısında, yani havaalanın

Halûk Uluhan
20 Tem 20172 dakikada okunur


Erguvani Hikâyeler
Morumsu pembe çiçekleriyle bu sene de yine baharı müjdeliyor İstanbullulara erguvan. Mayıs ortalarında çiçeklerini dökmesinin ardından her biri kalbi andıran yaprakları yeşil durur kasıma kadar. İstanbul'u, özellikle de Boğaz'ı her bahar o kendine has rengine bezediğinden İstanbul'un simgesi sayılmış. Bir Boğaz vapuruna atlayıp, Rumeli Hisarı'na doğru uzanırken güverteden seyrine doyum olmaz. Erguvan çiçeklerinin hemen ardından bir bakmışız ki yaz gelmiş İstanbul'a. Erguvan

Ceyhan Tunçöz
24 Nis 20175 dakikada okunur


Yeraltı Camisi
Adını ilk kez duyanlar hep şaşırır: Yeraltı Camisi. Sanki yeraltından çalışan yasadışı bir tarîkatın mekânıymış gibi. Değil, tabii. Karaköy'de aralara sıkışmış ve iki girişi olan bu cami gerçekten ilginçtir. Bir girişi hemzemindir, ama diğerinden birkaç basamakla inilir caminin içine. Çünkü topoğrafya öyledir orada. İçeriye girince birbirine kemerlerle bağlı 54 devasa kolonun hâkim olduğu basık tavanlı, gizemli bir mekânla karşılaşırız. Buranın bir cami olarak tasarlanmadığın

Halûk Uluhan
18 Nis 20172 dakikada okunur


Gülcemal Vapuru
Yıllar önce, Orhan Veli'nin "Sakal" adlı şiirinin bir dizesinde rastlamıştım Gülcemal ismine. Belfast'ta başlayıp, İstanbul'a kadar uzanan hikâyesinden, birçok edebiyatçıya esin kaynağı olduğundan habersizdim ilk okuduğumda. Hanginiz bilir, benim kadar, Karpuzdan fener yapmasını; Sedefli hançerle, üstüne, Gülcemal resmi çizmesini; Beyit düzmesini; Mektup yazmasını; Yatmasını, Kalkmasını; Bunca yılın Halimesi'ni Hanginiz bilir, benim kadar, Memnun etmesini? Değirm

Ceyhan Tunçöz
27 Mar 20171 dakikada okunur


Çıfıt Çarşısı
Çıfıt Çarşısı, TDK sözlüğünde "türlü şeylerin karmakarışık bir durumda bulunduğu yer" olarak açıklanmış. Günümüz Türkçesinde -genç kuşağın pek bilmediği bir mecaz olmasına rağmen- eski kuşak İstanbullular tarafından bir yerin ya da mekânın dağınık durumda olduğunu belirtmek için hâlâ kullanılmakta. Etimoloji sözlüğü "çıfıt" sözcüğünün Farsça "cuhūd/cihūd" ve İbranice "yhūd" kökeninden geldiğini yazıyor. Her iki dilde de Yahudi anlamına gelen sözcük zamanla Türkçede çıfıt ola

Ceyhan Tunçöz
9 Mar 20172 dakikada okunur
bottom of page