
®
CiCERONE TRAVEL
Dersim Dört Dağ İçinde
Harput-Tunceli-Kemaliye-Divriği

1. Gün: Elazığ-Harput-Pertek-Tunceli
Tüm şehirlerden gelen yolcularımızla Elazığ Havaalanında sabah saat 08.00-09.00 aralığında buluşuyoruz. Havaalanında bizleri bekleyen aracımızla buluşarak, önce kısa bir kent turu yapıyor ve Elazığ’ı yakından tanıma fırsatı buluyoruz. Harput Kalesini görüyor, tarihi Harput konaklarından biri olan Şefik Gül Evi’ni (açıksa), Pisa Kulesi’ni aratmayacak kadar eğik olan minaresinden dolayı Eğri Minareli Camii olarak da anılan Ulu Cami’yi, Arap Baba Türbesini, Süryani Meryem Ana Kilisesi’ni (açıksa) ziyaret ediyoruz. Balak Gazi Parkı’nda Elâzığ manzarası ile çay-kahvemizi yudumlayıp ardından Dersim’e doğru hareket ediyoruz. Feribotla Keban Gölü’nün karşı kıyısına geçerken baraj sularının yükselmesiyle bir adada kalan Pertek Kalesi’ni ve Türkiye’nin en büyük barajlarından olan Keban Barajı’nın Mezopotamya coğrafyasını nasıl değiştirmiş olduğunu da görme fırsatını buluyoruz. Pertek’te Sungur Bey Cami ziyaretinden sonra Tunceli il merkezine devam ediyoruz. Otelimize yerleştikten sonra şehirde dolaşacak vaktimiz de olacak. İki geceliğine konaklama: Hotel Grand Şaroğlu, Tunceli.
2. Gün: Ovacık-Munzur Gözeleri-Düzgün Baba Türbesi-Tunceli
Otelimizdeki sabah kahvaltısının ardından Ovacık’a doğru yola çıkıyoruz. Türkiye’nin ilk milli parklarından olan Munzur nehri vadisinde muhteşem bir doğada yapacağımız yolculuk sırasında yöresel inancın simgelerinden biri olan “Ana Fatma Ziyareti” ilk durağımız. Yaklaşık bir saatlik bir yolculuğun ardından adını son yıllarda tüm Türkiye’ye duyurmayı başarmış olan küçük Ovacık ilçesine varıyoruz. Öğle yemeğinde Dersim’in çeşitli ot yemeklerini tatma imkanımız olacak. Günün en güzel anlarından birisi, bir nehrin doğuşunu gözlemleyebileceğiniz, Alevi inancına göre kutsal sayılan Munzur Gözeleri ziyareti. Öğleden sonra bir diğer vadiden, Pülümür çayının oyduğu vadiden geçeceğiz. Düzgün Baba Türbesi’nin bulunduğu tepenin eteklerinden ilerlerken Alevi geleneğinde önemli bir yer tutan bu efsaneyi dinleyeceğiz. Tunceli’de çarşıyı gezerken Seyit Rıza Heykeli ve Seyuşen Heykeli de göreceklerimiz arasında. Konaklama otelimizde.
3. Gün: Tunceli-Ergeyn-Hozat-Kemaliye
Sabah bir köy mezarlığında yörenin simgelerinden koç başlı mezarları görüp Dersim’in eski merkezi Hozat’ta mola veriyoruz. Ergan (Ergeyn) Surp Garabed Kilisesinin kalıntıları bir dönem bölgedeki Ermeni varlığının boyutları hakkında bir fikir edinmemizi sağlıyor. Ardından zamanının önemli merkezlerinden Sağman’da kale ve camiyi görüp feribotla Keban Gölü’nü geçecek ve Arapgir Ovası’na ulaşacağız. Öğle molası sonrasında Ocak Köyü’nü ve Hıdır Abdal Sultan Dergâhını geziyoruz. Fırat’ın el değmemiş vadilerinden geçerek ulaşacağımız Eğin’de otele yerleştikten sonra şehrin sokaklarında dolaşabiliriz. İki geceliğine konaklama: Bozkurt/Yeşil Eğin/Vadi Kemaliye. (Tarihi Eğin Konağı müsaitliğe göre farka tabidir.)
4. Gün: Kemaliye-Karanlık Kanyon
Kahvaltı sonrası gezimize başlayıp Kemaliye sokaklarında yürüyerek dolaşıyoruz. Kemaliye şehir merkezi, hamam, değirmen, Taşdibi Mahallesi ve eski Eğin konaklarını, Ermeni kilisesini (dışarıdan), Lökhane ve medreseyi geziyoruz. UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’ne alınan tarihi kent merkezi ahşap ve taş işçiliğinin özgün örnekleri ile görmeye değer bir yer. Ardından Fırat Nehri üzerindeki Karanlık Kanyon’da yapacağımız tekne gezisi ile bu doğa harikasını yakından görüyoruz (su seviyesine bağlı), Kemaliyeliler Taş Yolunu adımlıyoruz. Kasabadaki Doğa Tarihi Müzesi şirin bir sürprizle karşılıyor bizi. Eğin’in en güzel köylerinden olan Sırakonak’da köy meydanında öğle yemeği molamızı da verdikten sonra Apçağa köyüne doğru yaklaşık bir saatlik keyifli bir yürüyüşe çıkıyoruz. Yolda giderken alıçlar, dağ kekikleri, kuşburnular bizimle. Ahmet Kutsi Tecer’in “Orda bir köy var uzakta” şiirini ithaf ettiği Apçağa Köyü’nü ve adına yapılmış olan Kültür evini ziyaret ettikten sonra Kemaliye’ye geri dönüyoruz. Akşam yemeğinde eski medrese binasında yerel yemekleri tatma imkanımız olacak. Konaklama otelimizde.
5. Gün: Kemaliye-Divriği-Arapgir-Malatya-Elazığ
Otelimizdeki sabah kahvaltısının ardından önce Divriği’ye doğru yola çıkacağız. Bağıştaş istasyonundan bineceğimiz trenimiz bizi Şark Ekspresinin nefes kesici güzergahını takip ederek Divriği’ye ulaştıracak. Dokuz yıllık bir restorasyon sonucunda yeniden açılan Divriği Ulu Cami ve Şifahanesi taç kapıları ve büyüleyici iç mekanıyla Anadolu’nun en muhteşem taş işçiliği örneklerini sunuyor. Divriği Konaklarını ve Nuri Demirağ Müzesini gördükten sonra Fırat Nehri manzarası eşliğinde kıvrılan yollardan ilerleyerek Arapgir şehir merkezine varıyoruz. Tarihi konakları görüp Millet Hanı’nda mola veriyoruz. Yol üzeri Onar köyünde Anadolu’nun bilinen en eski cem evini geziyoruz, ardından Keban Gölü havzasını ardımızda bırakıp Malatya’ya ulaşıyoruz. Burada Anadolu’nun ilk şehir devletlerinden Arslantepe Höyüğünü geziyoruz. M.Ö. 5000’den M.S. 11. Yüzyıla dek kesintisiz yaşanan ve 8 arkeolojik katmandan oluşan bu şehrin duvar resimleri eşsiz bir öneme sahip. Elazığ’a doğru yola çıkıyor ve havaalanında turumuzu sona erdiriyoruz.Bir sonraki Cicerone gezisinde yeniden görüşmek üzere...