
®
CiCERONE TRAVEL
Arzawa'nın Suları
Her Gün Bir Göl, Her Gün Bir Antik Kent

1. Gün: Antalya-Burdur
Antalya Havalimanında tur aracıyla ve diğer katılımcılarla buluşuyor, Toroslara doğru hareket ediyoruz. Aslında dört antik bölgenin birleşme noktasında bulunan ama Likya kenti sayılan Kibyra 1300 metre yüksekte bizi bekler. Gölhisar’da öğle molası. Türkiye’nin en önemli doğal sit alanlarından olup son yıllarda “keşfedilen” Salda Gölü’nde çay molası. Konaklama: Burdur.
2. Gün: Burdur-Eğirdir
Burdur Arkeoloji Müzesi bugün göreceğimiz antik yerleşimden çıkarılmış eserler barındırdığı için çok önemli. Ağlasun yakınındaki Sagalassos da dağlarda, yükseklerde kurulu zengin bir kent. Çeşmelerinden hâlâ sular akan bu Roma şehrini ziyadesiyle ziyaret etmek gerek. Isparta şehir merkezinde öğle molası ve Isparta keşifleri. Eğirdir’e hareket. Konaklama: Eğirdir.
3. Gün: Eğirdir-Beyşehir
Kovada Gölü’nün güzelliğini görmeden ayrılmıyoruz bölgeden. Kovada kıyısında kısa bir gezintden sonra Yalvaç veya Pisidya Antakya’sı “Antiochia ad Pisidiam” Hıristiyanlığın ilk yılları için önemli bir merkez. Buradaki büyük Yahudi cemaatini Hıristiyanlığa kazandırmak için Aziz Pavlus dünyanın yolunu katetmiş. Görülesi devasa bir kent. Şehirde bir de minik bir müzesi var. Eflâtunpınar Hitit Su Anıtı bize suyun ne kadar önemli bir madde olduğunu ve tüm kültürlerde kutsal kabul edildiğini hatırlatıyor. Suyun ve su rejiminin önemini bundan 3500 sene önce kavramış olan Hititlerden öğrenecek şeyler var sanki hâlâ. Su deyince, göldeki “nilüfer tarlalarını” da unutmamak gerek. Küçük bir tekne turuyla bu doğa harikasını göreceğiz. Konaklama: Beyşehir.
4. Gün: Beyşehir-Akseki
Beyşehir’de müthiş bir Beylikler Dönemi camisi vardır: Eşrefoğlu. Görmeden geçilmez. Sabah ilk işimiz bu olsun. Fasıllar’da yatan Hitit Tanrısı Eflatunpınar anıtıyla aynı taştan. Yoksa o taşlar buradan mı gitti? Tam karşıdaki Romalı süvari kabartması bize ne anlatıyor acaba? Rotamız Seydişehir üzerinden güneyi gösteriyor. Toros silsilesinin aralarındaki düzlüklerde yol alırken aslında tırmanışta olduğumuzu pek hissetmiyoruz. İlk “düğmeli evleri” Ormana’da görmeye başlayacağız. Bölgenin ilginç mimarisine hayran kalmamak elde değil: “düğmeli evler”. Konaklama eski bir konakta, bir düğmeli evde.
5. Gün: Toroslarda yeşil bir gün
Bugün Akseki, İbradı ve çevre köyleri gezilecek. Yöresel mimari doku yine çok ilginç. Göz alabildiğine sedir ve ardıç ormanları göreceğiz. Doğayla iç içe bir gün geçireceğiz. Altınbeşik mağarası da cabası. İçinde bir göl barındırdığı için bu mağara da “Göller Bölgesi” turuna dahil olma hakkını elde ediyor.
6. Gün: Pamfilya ve dönüş
Torosları kıvrıla kıvrıla inerek Akdeniz sahiline ulaşılacak. Antalya’da başladığımız antik dünya turunu Side, Aspendos ve Perge ile tamamlamış olarak zor da olsa dönüş vaktidir artık.