Yeraltı Camisi

18.04.2017

 

Adını ilk kez duyanlar hep şaşırır: Yeraltı Camisi. Sanki yeraltından çalışan yasadışı bir tarîkatın mekânıymış gibi. Değil, tabii. Karaköy'de aralara sıkışmış ve iki girişi olan bu cami gerçekten ilginçtir. Bir girişi hemzemindir, ama diğerinden birkaç basamakla inilir caminin içine. Çünkü topoğrafya öyledir orada.

 

İçeriye girince birbirine kemerlerle bağlı 54 devasa kolonun hâkim olduğu basık tavanlı, gizemli bir mekânla karşılaşırız. Buranın bir cami olarak tasarlanmadığını, başka bir yapının camiye çevrildiğini anlamak hiç de zor değildir. O yapı bugün artık olmayan Kastellon Kulesi, camiye devşirilen mahzen de kulenin bodrumudur.

 

Galata Surları'nın da aynı Konstantinopolis Surları gibi belli aralıklarla savunma kuleleri varmış. Bunlardan ve surlardan günümüze çok azı kalmış. Bir pazar günü, ortalıkta daha az araç varken ve çoğu işyeri kapalıyken, dikkatli bir gezginseniz eğer, Galata sur ve kule kalıntılarını keşfedebilirsiniz.

 

Bu caminin diğer adı da "Kurşunlu Mahzen Camisi". İşte tam da bu isim bu mahzenin sırrını çözmemize yardımcı oluyor. Camiye çevrilmeden önce içinde bulunan o meşhur Haliç zincirinin parçalarından dolayı bu adın verildiğini düşünüyoruz. Peki, neydi bu zincir? Anlatılan hep şudur: "Fatih'in gemileri Haliç'e girmesin diye Bizanslılar Haliç'in girişine bir zincir çekmişlerdi. Bunun üzerine Fatih gemilerini karadan yürütmüştü." Bu klasik tarih anlatımında bir hata var. O zincir sadece Türklere karşı çekilmemişti. O zincir hep vardı ve limana giriş çıkışı kontrol ediyordu. Vergi, rüsum, harç almadan girip çıkamazdı gemiler. Aynı şekilde bir de Boğaz'ın zinciri vardı. 

 

Zincirin bir ucunun bu Kastellon Kulesi mahzeninde, diğer ucunun da Gülhane Parkı'nın Sirkeci kapısı yakınlarındaki Kentanarion Kulesi'nde bağlı olduğu fikri kabul görüyor. Suyun üzerinde de dubalar sayesinde yüzüyormuş bu zincir. Mahzenin gerçek zemini caminin bugünkü zemininden çok daha derindeymiş. Zincirin tarihi 6. Yüzyıla uzanıyor.

 

Bu mahzenin camiye çevrilmesi, Galata'nın Müslümanlaştırılması hareketi çerçevesinde geç Osmanlı dönemine denk geliyor. İçerideki, bazı Araplara ait olduğu iddia edilen mezarlarda Emevi kuşatmalarında Bizans önlerinde ölen sahabelerin yattığına inanılıyor. En azından nane likörü tadındaki aydınlatma öyle bir huşû kılıyor burada.

 

Caminin kıble yönünü ise hiç söz konusu etmeyelim.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

RSS Feed

KÜNYE

IMPRESSUM

LEGAL NOTICE

Cicerone.Travel ist eine eingetragene Marke von Inspira-Tour.

TÜRSAB A-11771

İNSPİRA TURİZM ve TİCARET Ltd. Şti.,

Bağdat Cad. 47/6, Kızıltoprak

34724 İSTANBUL


Steuernummer: GÖZTEPE V.D. 4780920202

KIZILTOPRAK, İSTANBUL

0216 330 70 45

0552 330 70 45 WhatsApp

info@cicerone.travel

  • Facebook Social Icon

Facebook: Cicerone.Travel

Instagram: cicerone.travel

Cicerone.Travel is a registered brand of Inspira-Tur.

TURSAB A-11771

İNSPİRA TURİZM ve TİCARET Ltd. Şti.,

Bağdat Cad. 47/6, Kızıltoprak

34724 İSTANBUL


Tax Registration: GÖZTEPE V.D. 4780920202

KIZILTOPRAK, İSTANBUL

0216 330 70 45

0552 330 70 45 WhatsApp

info@cicerone.travel

  • Facebook Social Icon

Facebook: Cicerone.Travel

Instagram: cicerone.travel

Cicerone.Travel bir İnsipra Turizm markasıdır.

TÜRSAB A-11771

İNSPİRA TURİZM ve TİCARET Ltd. Şti.,

Bağdat Cad. 47/6, Kızıltoprak

34724 İSTANBUL


GÖZTEPE V.D. 4780920202

KIZILTOPRAK, İSTANBUL

0216 330 70 45

0552 330 70 45 WhatsApp

info@cicerone.travel

  • Facebook Social Icon

Facebook: Cicerone.Travel

Instagram: cicerone.travel